koyumuze_gidelim
koyumuze_genel_bakis
foto_galeri
video_galeri
sizden_haberler
profilini_duzenle
duyurularimiz
anketler

  Siteyi Favorilere Ekle
  Sayfayı Favorilere Ekle
  Anasayfam Yap
  Sayfayı yazdır
  Sayfayı Paylaş
  PDF Olarak Kaydet
YAZARLAR - yazarlar

İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU (1925- 12 KASIM 2003 ÇARŞAMBA )

   İsmet Zeki Eyüboğlu, 1925 yılı Ekim ayı sonlarında Maçka'da doğdu. Ailesi Ocaklı (İspela ) köyündendir. İlkokulu Maçka'da, orta okulu ve liseyi İstanbul'da bitirdi. 1940-46 arası tarikatlara merak sardı. Nakşıbendi ve Halveti dergahlarına devam etti. Mevlevi muhibbi oldu. Bu yüzden orta okulu 6 yılda bitirdi. 1953 yılında İstanbul Üniversitesi , Edebiyat Fakültesi Felsefe- Klasik Fioloji bölümünden mezun oldu. Kasım 1953- Nisan-1955 arasında yedek subay olarak askerlik hizmetini tamamladı.

   İsmet Zeki Eyüboğlu İstanbul'da Gazetecilik Okulu'nda Sanat Tarihi ve Felsefe hocalığı yaptı. Bir taraftan da Trabzon'da çıkan Hakimiyet gazetesinin Yazı İşleri müdürlüğünü yürttü. 1958 yılında Trabzon'a gitti. Maçka ortaokulunda Türkçe ve Tarih öğretmenliği yaptı, 1959'da İstanbul'a döndü. Bu tarihten sonra resmi bir görev almadı, kalemiyle geçindi.

  İsmet Zeki Eyüboğlu'nun ilk yazısı 1946'da Emin Oktay'ın çıkardığı Tarihten Sesler dergisinde çıktı. Daha sonra Yeşilay, Türk Folklor Aarştırmaları, Hamsi, Edebiyat Alemi, Türk Dili, Varlık, Saçak, Oluşum, Yeni Ufuklar, Kıyı, Yansıma, Yazko Edebiyatı, Yeni insan , BFS Çeviri gibi dergilerde yazdı. Dünya, Cumhuriyet, Ulus, Yeni Tanin, Yeni Ortam, Aydınlık gibi gazetelerde yazıları yayımlandı. Tarihinde İstanbul'da öldü.

ESERLERİ:
1-Destanlar İçinde Fatih ( 1953)
2-Divan Şiirinde Sapık Sevgi (1968)
3-Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar (1968)
4-Baki (1972)
5-Tanrı Yaratan Toprak Anadolu (1973)
6-Anadolu İnançları (1974)
7-Cinsel Büyüler c.1-2 (1975-1976)
8-Karadeniz Aşk Türküleri (1976)
9-Anadolu Halk İlaçları (1977)
10-Anadolu Büyüleri (1978)
11-Cinci Büyüleri ve Yıldızname (1978)x
12-Alevilik-Sunnilik �'İslam Düşüncesi''(1979)
13-İnsanın Boyutları (1979)
14-Şeyh Bederttin ve Varidat (1980)
15-Anadolu Uygarlığı (1981)
16-Bütün Yönleriyle Bektaşilik-Alevilik (1980)
17-Atatürk'ten Özdeyişler (1981)
18-Kendi Sözleriyle Atatürk İlkeleri (1981)
19-Geçmişin Yaşama Gücü (1982)
20-Nutuk (Söylev) (1986)
21-Anadolu Halk İlaçları- Bitkiler, Büyüler. Macunlar, Yıldızname (1987)
22-Günün Işığında Tasavvuf Tarikatlar Mezhepler Tarihi (1987)
 
ÇEVİRİLER:
23-Sığırtmaç Türküleri-Vergilius (1962)
24-Sevişme Yolu Ovidius (1965)
25-Müziğin Özünden Tragedyanın Doğuşu-F.Nietzsche (1965)
26-Tarih Üstüne-F.Nietzche (1965)
27-Düşünceler-Blaise Pascal (1966)
28-Nietzsche (Seçmeler) )1973)
29-Kazak Kızı Nyuşa- Heinz G.Konsalik (1974)
30-Yedi Ask-ı Arap Şiirinin İl Parlak Dönemi (El-Muallakatu's-Seba) (1985)
31-Felsefe Nedir-Karl Jaspers (1986)
32-Gezgin ile Gölgesi-F.Nietzsche
Bu eserlerden başka yayımlanmış 23 eseri vardır.
 
ŞİİRLERİNDEN:
MAÇKA'NIN SESİ
Osmanlı'nın Trabzon Sancağı'ndan öte
Gümüşhane'ye varmadan daha
Ziganalar'ın berisinde dağın ucundan
Denize bakan yeşilin üstünden atlayıp
Yaylalar dizilir gelin alayınca tepeden sıçrayarak
Görkemli bir odalık gibi Osmanlı hamamında
Sağmal inek; yağıyla peyniriyle, san çiçek balıyla
Birde Saray'a doğan vermekle yükümlü
Mor çiçeklerle donanmış dağ otlaklarında
Beslenen ak memeli dolgun inekleri vardır;
Altuna çalar Kirazayı'nda yayığa çekilmiş yağı.
İnsandan önce dağlar seslenir burada
Birbirine kıvrımlı doruklarından.
Burada, akçaya tutsak değil, oynayan tepesinden tırnağa,
Horon'a yiğit doğurur doğanın dölyatağı.
Kemençe, horon, bıçak burada
Birbiriyle sarışıp sarmaşarak
Gelir topukların döndüğü harmana
Burası birbirinin yolunu kesen
Önceden denize varmak için yarışa giren, geçen
Dağların konuştuğu yerdir;
Saraylıların değil ayaküstü sürünenlerin bildiği.
Görkemli yoksul yüreği dağlardan
Nice ekmeğe susuz
Ne günü gündür ne gecesi gece.
İşte, gözün uzağından, burada
Dağa yaşlanmış köylerin birinde
Ömer Kayaoğlu derler bir ozan
Bakarak anasının toprak süt sağan nasırlı ellerine
Dökmüş içimizi yüreğinden kemençe tellerine;
Şiirin insan sevgisine susayan diliyle.
Köyde fırından yeni çıkmış buğulu bir ekmek gibi
Gözümüzde tüten sıcaklığı geçirmiş
Sözün süzgecinden süzülen şiirleşen türküye.
Bu türkülerle yıkanmış özlem kokuşlu sözleri
Üzerinde ince yağ kabarcıkları yuvarlanan
Yeni bir yayık ayranına doğranmış ekmek gibi
Çiğnercesine dudaklarından mırıldanan
Ablamın dolardı gözleri.
Yayığın yanında doğmuş ablam
Yayığın yanında büyümüş
Anlattığına göre büyüklerimiz anamla babam
Onlardan bilirim
Ben de yayığın tadını
Bilmeyen bir kadın görürsem irkilirim
Bıçak kemençe horon yayık ayran
Türkünün ayak sesleriyle gelir
Ayak sesleriyle giderdi harmandan.
Anımsamak yaşamaktır o günleri
Suya susamış kuru toprak gibi
Köyüne susamış ozan
 

Konuk Yazar makaleleri Cumartesi, 04 Aralık 2010.

SON  DAKİKA                   HABER 61

yazarlarimiz
Makale ve fıkraları okumak için, okumak istediğiniz  Yazıların Üstüne Tıklamanız yeterlidir.
Yayınlanmasını istediğiniz Makale ve Fıkralarınızı SİZDEN HABERLER köşemize yollayabilirsiniz.

vefat_edenler

en_cok_okunanlar
takvim
Aralık 2018
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

ziyaretci_sayaci
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün15
mod_vvisit_counterBu Ay6939
mod_vvisit_counterToplam707559
kimler_cevrimici
Şu anda 15 ziyaretçi çevrimiçi